Bahçe bitkileri tohumlama çelikleme aşılama
Tohumdan üretim teknikleri :
Bütün canlılar gibi bitkilerde soylarının devamı için hayatları boyunca tohum üretirler. Üreme, üretme ve ıslah
Tohumla çoğaltmanın bir özelliği, yeni bireyler arasında görülen değişkenliktir. Bu özellikten kaynaklanan ve farklı
çevre koşullarına uyma yeteneğine sahip bitkilerin ortaya çıkması mümkün olmaktadır. Bitki ıslahının temelinde bu
özellik (melezleme) ten yararlanılır.
Ekilen tohumlardan çıkacak genç bitkilerin kalitesi, tohumun kalitesi ile doğru orantılıdır. Otsu bitkilerde (sebze
ve bahçe çiçekleri) fide; odunsu bitkilerde (çalı, ağaç ve ağaççık) iseçöğür olarak adlandırdığımız bu genç
bitkilerin nitelikleri ve bunlara uygulanacak kültürel tedbirler türlere göre farklılık gösterecektir.
Tohumla üretime geçmeden, bitki fizyolojisi, tohum ve tohumluğun özellikleri ve ekim öncesi işlemlere ilişkinBitkilerde tozlanmayı izleyen dönemde, döllenme olayının meydana gelmesi ile meyve tutma ve tohum oluşumu olayının
geliştiğini biliyoruz. Bir bölüm bitki kendine döllemlidir. Oysa, bazılarında yabancı tozlama zorunlu bir olaydır.
Özellikle iki evcikli bitkilerde, dişi ve erkek çiçekler farklı bitkiler üzerinde oluşur ve gelişirler. Döllenme ve
tohum oluşumu için her iki cinsten çiçek taşıyan bitkilerden belirli bir çevre içinde bulunması zorunluluğu
bulunmaktadır. Bunlara; İlex, incir, Amerikan cevizi, Antepfıstığı, akçaağaçlar, Taxus, Ailanthus, hurma, ıspanak ve
kuşkonmaz örnek olarak gösterilebilirler. Döllenmeyen dişi çiçekler meyva bağlamaz ya da içi boş (tohumsuz) meyve
oluşur.
Çiçekleri bir cinsli olan bitkilerden bir bölümünde ise, erkek ve dişi çiçekler aynı bitki üzerinde olmalarınakarşın farklı yerlerde bulunur. Bunlarda rüzgar ya da böceklerle döllenme zorunluğu bulunmaktadır.
İki cinsli çiçeklerde ise dişi ve erkek organların farklı zamanlarda olgunlaşmaları ya da kendine döllemsizlik
durumunda yabancı tozlama zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu durum dölleyici çeşit bulundurularak önlenebilir.
Döllenmeden sonra oluşan tohumdaki kromozomların yarısı anadan, yarısı da babadan geçmiş olur. böylece bu yeni
embriyo, genetik özelliğine bağlı olarak ya anaya, ya babaya da her ikisine de benzemeyebileceği gibi bunların ortak
özelliklerini de taşıyabilir. Böyle tohumların meydana getirecekleri bitkilerde çok geniş açılımın olacağı

bilinmelidir. Dolayısıyla bu üretim yönteminin uygulanmasında çok dikkatli olunmalıdır.
Yabancı tozlamanın oluştuğu durumlarda tohumun saflığı korunamaz. Melez tohumların oluşumu ise aynı kalitede mal
üretimine engel olur. ancak; özel olarak üretilmiş yüksek kaliteli Fı melezlerinin, bu tür karışık ve niteliksiz
tohumlarla eş tutulamayacağı bilinmelidir.
Genelde odunsu bitkilerin çoğu heterozigottur. Bu nedenle yabancı tozlama sonucunda ortaya çıkacak genetik varyasyon
sonsuzdur.
Çögür ya da fidelerde istenmeyen özellikler yönünden bir ayrım yapılma olanağı varsa ve yüzde olarak belirli
Tohumların genetik saflığının korunabilmesi amacı ile özel olarak düzenlenmiş koruluk ya da yabancı tozlamalı
elemine edebileceğimiz parsellerdeki özel üretim çalışmaları yapılmalıdır.
süs bitkileri tohumdan üretme teknikleri :
Otsu ve odunsu süs bitkilerinin üretiminde benzer yöntemler kullanılmakla birlikte, bu bitkilerdeki yapısal
farklılıklar nedeniyle kapalı mekan ve açık alanda üretilen fide ve çöğürlerin geçirdikleri aşamaları ayrı ayrı
açıklamakta yarar olacaktır.
Çimlenmeyi hızlandırma teknikleri :
Tohumların Suda Islatılması : Tohum kabuklarının yapısını değiştirerek, çimlenmeyi engelleyici maddeleri yıkamak ve
tohum kabuklarını yumuşatarak çimlenme süresinin kısaltılmasını amaçlar. Tohum kabukları yüzünden meydana gelen
dinlenmeyi ortadan kaldırdığı gibi su alıp toprakta şişmeleri için geçen zamandan tasarruf sağlanmış olur.
Ekim Zamanının Ayarlanması : Dinlenme halindeki tohumların çimlenme olgunluğuna gelmesi için gerekli çevre
şartlarının ve özel isteklerin yerine getirilmesi amacı ile yapılır. Soğukta katlamaya ihtiyacı olan tohumları
sonbahardan ekerek ya da hem soğuk hem de sıcak katlama gerektiren tohumlarda erken ekim yaparak önce sıcak sonra da
soğuk katlama gereksinmesi karşılanmış olur. Bazı hallere çimlenme, meyveden tohumlar çıkarılır çıkarılmaz ekilerek
hızlandırılabilir. Bu yolla tohum kabukları sertleşip kurumadan ekilerek çimlenme kolaylaştırılmış olur. Etkili

yöntemlerin bilinmemesi halinde doğal koşullardaki işleme benzer bir uygulama yapılır.
Kuru Saklama : Taze olarak hasat edildiklerinde, dinlenme durumunda olan bazı tohumların çimlenme olgunluğuna
getirilmesi amacı ile yapılır. Taze olarak hasat edilmiş birçok otsu bitki tohumu, bir kuru saklama süresinin sonuna
kadar çimlenmezler. Bu dinlenme devresi, bitkinin türüne bağlı olarak, birkaç günden haftaya kadar uzayabilir.
Tahılların, sebze ve çiçek tohumlarının kuru olarak yetiştirici eline geçinceye kadar çoğu kez dinlenme dönemini de
geçirmiş olur.
Belirli Sıcaklık ya da Sıcaklık Kombinasyonları : Yeni hasat edilmiş bazı tohumların çimlenebilmesi için belirli
sıcaklık dereceleri altında kurutulup saklanması gerekir. Yüksek ve sabit sıcaklık, yeni derilmiş bazı bitki
tohumlarının dinlenmeden çıkarılması için başarı ile kullanılır.
Tohumların KNO3 Çözeltisi ile Islatılması : Yeni derilmiş pek çok bitki türünde tohumların çimlenmesini teşvik etmek
için kullanılmaktadır. Laboratuar çalışmalarında da hızlandırıcı bir yöntem olarak uygulanır. İlk ıslatma %0,2 lik
potasyum nitrat çözeltisi ile yapılır. Daha sonra sulama suyu olarak çeşme suyu ya da damıtık su kullanılabilir.
a) Otsu Süs Bitkilerinin Tohumla Üretimi :
Mevsimlik çiçeklerin hepsi, perenial bahçe çiçeklerinin büyük bir bölümü çiçekli saksı bitkilerinin (Sineraria,
Cylcamen, Primula, Gerbera vb.) bir bölümü Kaktüs ve succulentlerin hemen hepsi, sera ve salon bitkisi olarak
kullanılan çiçekli bitkilerin (Begonia, Monstera, Orkideler, Sardunya, Punica, Coleus, Lantana vb.) büyük bir bölümü
tohumla üretilebilirler.
Mevsimlik çiçek tohumlarının bir bölümü ile perenial çiçeklerin yaz aylarında ekimi yapılabilenler açıkta ekilipbüyütülebilirler. Ekim tavalara serpme ya da sıraya ekim yöntemi ile yapılır. Tohumların özelliğine göre, üstleri
örtülmez ya da bir miktar elenmiş gübre ile kapatılıp sulanır. Genç bitkiler iki üç yaprak olduktan ve ele gelecek
büyüklüğe eriştikten sonra sökülerek uygun aralıklarla yeni tavarala dikilir. Bu işleme ŞAŞIRTMA denir.
Dikilecekleri parsellerin boyatılması ve gerekli boya erişmesi sağlanır. Bu işlemler tümüyle dışarıda yapılır.
Soğanlı yumrulu bitkilere ile kışlık çiçeklerden boşalacak parterlerin erken ilkbaharda gelişkin fidelerle
doldurulabilmesi için korunmuş mekanlarda üretim zorunluluktur. Yazlık çiçek tohumlarının, güney illerinde bile
korunmuş ortamlarda yetiştirilebildiğini, soğuk bölgelerde ise cam örtü altında yapılabileceği bilinmelidir. Dış
koşulların büyüme için uygun olmadığı durumlarda üretim yapıları içindeki tezgahlarda, kasalar içinde yetiştirilen
fideler, saksı ya da özel kaplar içinde büyütülürler. Dış koşulların uygun duruma geldiği döneme kadar gelişen,
Daha hassas ve pahalı olan iç mekan bitkilerinin tohumlarının yine içerde ve örtü altında kontrollü koşullarda
yetiştirilmelerinde zorunluluk bulunmaktadır. Özel tohum üreticisi kuruluşlardan alınan bu kıymetli ve az sayıdaki
tohumun fire vermeden çimlendirilmesi ve büyütülmesi ancak, ısı, nem ve aydınlatması ayarlanabilen ortamlarda
yapılabilir. Tohumların doğmadan saksılara ekimi yapılabileceği gibi bazı hassas türlerin aseptik şartlarda özel
besin eriyikleri içerisinde çimlendirilip geliştirilmelerinde zorunluluk olabilir. Yaygın ve kitlesel üretim yapan
kuruluşlarda çimlendirme, şaşırtma ve saksılama işlemleri tam otomatik çalışan sistemler içerisinde ve en az insan
gücü ile yapılır. İç mekan bitkilerinde çiçeklenme ve satış boyuna erişme zamanına kadar içerde bakımları
b) Odunsu bitkilerin tohumdan üretme teknikleri :
Ağaç,ağaççık ve çalılardan tohumla üretilmesi mümkün olabilen saf hat ya da homozigot türlerde bu yolla üretim
sağlanabilir. Melez olmakla birlikte belirli karakterler yönünden kolayca ayrılabilen tür ve kültür formlarında,
çıkan çöğürlerden istenmeyen özelliktekiler elemine edilir. Odunsu bitkilerin tohumlarından hemen hepsi (çok hassas
ve küçük olanlar dışında) dışarıda hazırlanan yerlere ve tür için uygun dönemde dikilir. İçerde ekilenler için otsu
bitkiler için uygulanan yöntem izlenir. Dışarıya ekileceklerde ise; tohumun türüne (büyük-küçük, katlamalı-
katlamasız), uygulanacak işleme (şaşırtma, aşılama, yerinde büyütme vb.) ve işletmenin karakterine bağlı olarak
belirlenen yöntem uygulanır.
Çöğür yetiştirme amaçlanıyorsa; çimlenmeyi kolaylaştırıcı ön işlemlerden geçmiş olan tohumlar, sıraya ya da serpmeolarak tava ve yastıklara ekilir. Ekim aralıkları tohumun türüne, büyüme hızına, bulunulan ekolojik bölgenin bitki
gelişimindeki etkisine göre ayarlanır. Çıkan genç bitkilerde aralık ayarlaması, seyreltme yapılarak sağlanır.
Seyreltme amacı ile sökülen bitkiler yeniden dikilebilir. Bazı türlerde ilk dönemde yakıcı güneş ışınlarından
korunma amacı ile gölgeleme zorunluluğu olabilir. Mevsim sonunda yaprak döken ya da durgunluk dönemine giren
(bitkiler)çöüürler önce kazık kökleri kesilip sökülürler. Sökülüp boylandıktan sonra demetlenen çöğürler, özel
soğuk depolarda ya da nemli yosun ve torf içine yerleştirilmiş olarak kasa ya da naylon torbalar içinde soğuk
depolarda dikim dönemine kadar saklanırlar. Kalem aşısı yapılabilecek durumda olanlar makine yardımı ile aşılarak
özel seralarda aşının tutması için bekletilirler. Özellikle güllerde bu yöntem yaygın kullanılır.
İşletmenin karakterine göre çöğürler satılır ya da kendi gereksinimleri için ve büyütülmek üzere hazırlanan yeni
yerlerine sıra üzerine dikilir. Bu dikim işlemine repikaj adı verilir. Repikaj, büyütülmek üzere çöğürlerin yeni
yerlerine dikimidir. Sıra araları genellikle tek akslı el traktörünün çalışabileceği genişlikte tutulur. Sıra
Hızlı gelişen ve büyük tohumlu türlerde tohumların doğrudan büyütme ya da aşı parsellerine ekimi yapılabilir. Bu
durumda tohumlar, ideal sıra ve mesafe ayarlaması yapılarak ekilir. Ancak, gereksiz alan kaybı ve bakım
masraflarındaki artış başka bir yolla tolere edilmelidir.
Kaplı üretim yapan işletmelerde ise çöğürler uygun büyüklükteki saksı ya da kaplar içerisine dikilir. Gelişmeye
paralel olarak saksı boyları ve aralıkları ayarlanır. Saksılar, altları plastik brandalı kum tavaları üzerine
yerleştirilir. Sulamada; yağmurlama ya da sisleme başlıkları kullanılır.
Köklendirme yöntemi ile üretim :
Eşeysiz çoğaltma; kök,sürgün,yumru,yaprak ya da meristem hücrelerinin özel koşullarda gelişimi sağlanarak yeni
fertlerin elde edilmesi olayıdır. Eşeysiz üretim; yeni bitkinin genetik yapısında herhangi bir değişiklik yapılmadan
Değerli meyve ve süs bitkilerinin pek çoğu varlıklarını eşeysiz çoğalmaya borçludur. Bu bitkilerin pek çoğu
heterezigot (melez) olup, tohumla aynı özelliklerin korunması olanaksızdır.
Kolon : Kökeni tek bir dal yaprak ya da fert olan ve vegatatif yollarla çoğaltılmış olan, genetik yapı bakımından
birbirini örnekleyen, mutasyon ya da melezleme ürünü bitki olarak tanımlanabilir.
Eşeysiz çoğaltmanın tercih nedenlerini;
· Kolonun korunması ve devamlılığının sağlanması
· Tohumla çoğaltma olanağı bulunmayan bitkilerin devamlılığının sağlanması (muz, incir, çekirdeksiz çeşitler, steril
çiçekliler vb.).
· Çabuk köklenen ve büyüme kolaylığı sağlanması olarak toplanabilir. Vegatatif yolla bitki üretiminde günümüze kadar
kullanılmış pek çok üretim yöntemi bulunmaktadır. Bunlardan bir bölümü sadece belirli türler için uygulama alanı
bulunmaktadır.
1) Çelikleme yaparak çoğaltma tekniknikleri :
Sürgün, dal, gövde, yaprak ya da yaprak parçalarının, ana bitkiden ayrılarak , uygun çevre koşulları yaratılmış
ortamlarda köklendirilip ana bitkinin tüm özelliklerini taşıyan yavru ya da yavruların elde edilmesidir. Üretimde
kullanılan bitki parçasına çelik, bu işleme de çelik üretim adı veriliyor. Çelikle üretim, süs bitkilerinin ticari
amaçlarla çoğaltılmalarında kullanılan en yaygın yöntemdir.
Çelikler, bitkiden alındıkları döneme ve kesildikleri bitki bölümüne göre adlandırılırlar. Birbirlerinden az çok
ayrıcalık gösteren işlemler uygulanarak köklendirilip geliştirilirler.
· Gövde Çelikleri : Çeliklerin sağlıklı, orta kuvvette, çeşidi bilinen genç bitkilerden alınmasına özen gösterilir.
Ticari amaçlarla ve kitle üretimi yapan işletmelerde, çelik alınacak bitkiler özel olarak yetiştirilir, bakım ve
çeşide 3-5 yılda bir yenilenerek sağlıklı amaçların devamlılığı sağlanır. Bunlara anaç parsellerinde bakılır ve stok
malzeme adı verilir. Kışın yaprağını döken bitkilerden odun çelikler kış dinlenme periyodunda yeşil çelikler ise,
büyüme mevsiminde ve henüz sertleşmemiş ya da kısmen odunlaşmış dalların ve otsu gövdelerin kullanılması ile
hazırlanır.
· Odun Çelikleri : Vegetatif üretme yöntemlerinin en kolay ve ucuzudur. Kolaylıkla hazırlanır, saklanır, taşınır,
köklendirmede özel ekipman gerektirmez. Odun çelikleri genellikle tam olgunlaşmış, güneşte gelişmiş bir yıllık
sürgünlerden, kış dinlenme dönemi içerisinde alınır. Bu tip çeliklerle, yaprağını döken süs çalılarının hemen hepsi
kolaylıkla çoğaltılabilir. Çelik yapılacak sürgünlerin boğum araları normal pişkinleşmiş olmalıdır. Obur dallar,
gövde üzerinde gelişmiş ince ve cılız sürgünler, hastalıklı dal parçaları çelik olarak kullanılmaz. Dikimden önce
çeliklerin alınarak depolanması gerekir. Hazırlama ve depolamada farklı yöntemler uygulanır.
· Kesilip demetlenen çelikler, ilkbahara kadar kuma ters gömülmüş olarak, kiler ya da depo gibi donma derecesinin
altına inmeyen yerlerde, kontrollü soğuk depolarda nemleri korunarak saklanır.
· Kontrollü koşullarda, talaş ve naylon torba içerisinde depolanan çelikler 0 oC – 14 oC arasındaki odalarda
bekletilir. Aşırı göz gelişmesinin önlenmesi için sık sık kontrol edilir. Alt kısımda kallus (mühre) oluşup kök
taslakları belirmeden gözlerin gelişmesi dikim sonrası bozulma ve kurumalara neden olur.
· Ilıman bölgelerde yaprak dökümünden sonra alınan çelikler hemen yerlerine dikilebilir. Ancak, kemirgenler ve kış
aylarında alanın kullanılmayışı sakıncalı olabilir. Öte yandan kolaya köklenen bazı türler katlamaya alınmadan
ilkbaharda doğrudan yerlerine dikilebilir.
İbreli ağaç ve çalıların çeliklerinin köklendirilmesi çok yavaş ve oldukça zor olur. köklenmeyi uyarıcı bazı
kimyasal maddeler (hormonlar) çeliklerin köklenme yüzdelerinde önemli artışlar sağlarlar. İbrelilerden çelik almak
için en uygun zaman, anaçların soğuklanma ihtiyaçlarını tamamlamalarına yakın ve tam dinlenme halinde bulundukları
kış aylarıdır (Ocak-Şubat). Çelik materyali olarak bir önceki büyüme mevsiminin pişkinleşmiş tepe sürgünleri
kullanılır. Juniperus’larda olduğu gibi daha yaşlı ve uzun dallar da çelik olarak kullanılabilir.
· Yarı Odunsu Çelikler : Geniş yapraklı herdemyeşil türlerin, olgunlaşmış dalları ile yaprağını döken türlerin
kısmen odunlaşmış yaz çelikleri bu kapsam içinde ele alınıp değerlendirilmektedir.
Herzaman yeşil kalan bitki türlerinde çelikler yaz aylarında, büyümenin yavaşlayıp sürgünlerin olgunlaştığı dönemde
alınır. Cmelia, Pittosporum, Euonymus vb. gibi herdemyeşil çalıların çeliklerinde mişt altında süratli bir köklenme
izlenir. Hormon kullanımı ile süre kısaltılacağı gibi çeliklerdeki gelişme de hızlandırılır.
Çelikler 8-15 cm. uzunlukta, tercihen tepe sürgünlerinden alınır. Kesimler tomurcuk yada yaprağın hemen altından
yapılır. Toprağa yada üretim ortamına girecek kısımdaki yapraklar kesilir. Sürgünlerin türgor halinde olduğu sabah
saatlerinde kesim yapılır. Alttan ısıtmalı sisleme (Mist) tesisleri çelik köklendirme için ideal sistemlerdir.
Kasalar içinde yada doğrudan tezgahlara dikim yapılarak üretimde süreklilik sağlanır.
· Yumuşak Odun Çelikler : Yaprağını döken ve herdemyeşil türlerin yumuşak ve etli ilkbahar sürgünlerinden
hazırlanırlar. Forsythia, Magnolia, Weigela vb. bu yolla çoğaltma imkanı olan bitkileridir. Ancak sisleme ve örtü
altı üretimi gereklidir.
Çabuk gelişmiş, yumuşak ve gevrek sürgünlerin çelik olarak kullanımı arzu edilmez. Bunlarda köklenme olmadan solma
ve çürüme görülür.
· Otsu Çelikler : Perenial (Çokyıllık) yada yarı odunsu bitkilerden (Sardunya, Fuosia, Coleus birçok sera ve salon
bitkisi) alınan çelikler bu grupta toplanır. Yumuşak odun çeliklerine benzer yöntemle köklendirilir. Ancak; bunlarda
köklenme hızı ve yüzdesi çok yüksektir.
Kaktüs ve sütlü bitki çeliklerinin dikimden birkaç gün önce alınarak tür özelliğine göre belirli bir süre açıkta
yada kuru kum içinde bekletilmesi, köklenmeyi arttırıcı, çürüme ve bozulmaları giderici bir önlem olarak uygulanır.
Succulent çeliklerinin köklendirilmesinde çok nemli ortamlar yarar yerine zararlı etki yapabilir.
· Yaprak Çelikleri : Yaprak ayası yada yaprak sapı üretim ortamına batırılarak yada yatırılarak köklenme sağlanır.
Ana yaprak damarı, sap yada kesilen yaprak damarlarından kök ve sürgün benzeri bitki taslakları oluşur.
· Sanseveria (Paşakılıcı) da olduğu gibi uzun sivri yapraklar, 5-8 cm. parçalara ayrılarak dikilir. Renkli
kenarlılarda, ortadaki yeşil bölüm çıkarılarak dikildiğinde başarılı sonuç alınabilir.
· Begonia rex gibi etli ve kalın yaprakların damarları kesilerek ters olarak yaprak üzerine yatırılır. Kesik
kısımlardan köklenme ve yeni bitki taslaklarının oluşumu sağlanır.
· Saintpaulıa (Afrika menekşesi), sap, yaprak kenarı ya da tüm yaprak yüzeyi ortama serilerek köklenme ve bitki
taslakları oluşturulur.
· Peperomia, Sedum, Crassula, bu yolla çoğaltılabilir.
· Kök Çelikleri : Köklerinde adventif göz bulunduran türlerde, bitkiye zarar vermeyecek şekilde açılarak çıkartılan
kalın kökler, 3-5 cm.lik parçalara bölünerek üretim ortamına dikey olarak dikilir. Sökümlerin köklerde bitki besin
maddelerinin depolandığı sonbahar ve kış aylarında yapılmasında yarar vardır. Gövdeye yakın kenar üste gelecek
şekilde dikim yapılır ve üst uç toprak seviyesinde tutulur.
Rhus ve Ribes gibi türler kök çelikleri ile üretilebilir.
Köklendirme ortamları
Pek çok bitki türünün çelikleri, çok kolay köklendikleri için kullanılacak köklendirme ortamının cinsi önemli
değildir. Çok güç köklenen bitkilerde köklendirme ortamı, sadece köklenecek çeliklerin yüzde miktarı üzerinde değil,
aynı zamanda oluşacak köklerin miktar ve gücünde de etkili olur.
Kışın yaprağını döken bitkilerin odun ve kök çelikleri toprakta yapılır.
Kum, talaş, peat yosunu, torf, perlit, volgan tülfü, yanmış ahır gübresi, yaprak ve dal çürüntüsü, kayın yaprağı
çürüntüsü, funda ve kestane toprağı ve bunların farklı oranlarda karışımları; bitki türüne ve üretim yapılan
bölgeden sağlanabilecek malzeme niteliğine göre belirlenerek kullanılır.
Köklendirme ortamından istenen özelliklerin başında süzer ve iyi havalanır olmasıdır. İçerisinde hastalık yapıcı
patojenlerin bulunmaması yada sterilize edilmiş olması beklenilen bir özelliktir. Bitki besin maddesi içermeleri
koyu renkleri ile (Kış aylarında) ısıyı tutmaları yada yaz aylarında açık renkleri ile yansıtmaları istenebilir.
Havalandırılabilen su, pek çok bitki türü için uygun bir üretim ortamıdır.
Köklendirme çevre koşulları
Odun çeliklerinin açık alanda dikimi, bu bitkilerin doğal koşullara uyma zorunluğunu getirir. Ancak su püskürtme ve
örtüleme ile güneşin yakıcı etkisinden çeliklerin korunması yada genç sürgünlerin koruma ve solmalarının önlenmesi
getirilecek tedbirlerle sağlanabilir.
İşletme masraflarının yüksek oluşu ve ihmallerin büyük kayıplara beden olabileceği kapalı ortam üretiminde;;
kontrollü tutulması kışın ısıtma, yazın havalandırma ile sağlanır. Gece ve gündüz arasındaki ısı farkı 5-10 oC yi
geçmemelidir. Çelik köklendirmede gece 16-21 oC, gündüz ise 21-27 oC lik sıcaklık bitki türüne ve mevsime bağlı
olarak istenir. Köklendirme tezgahlarında ise 21-24 oC lik toprak sıcaklığı ideal kabul edilir.
Çelik köklendirmede, özellikle yeşil çeliklerin köklendirilmesinde güneş ışığı mutlak gereklidir. Bu amaçla
gölgeleme yada mist (sisleme) uygulanması ile suyun serinletici ve rutubeti artırıcı etkisinden yararlanılır. Sileme
ile yaprak gübrelemesi ve köklenmeyi uyarıcı maddelerin bitkiye verilmesi de mümkün olacaktır.
Nem, çelik köklendirmede vazgeçilmez temel elemandır. Succulent ve kaktüs çelikleri dışlanacak olursa, tüm yeşil
çeliklerde toprak rutubetinden çok hava nisbi neminin yüksek olması arzu edilir. Bu yolla kökler henüz oluşmamış
bitki parçalarının besin maddesi ve su gereksinmeleri karşılandığı gibi transprasyonla su kaybı önlenmiş olur.
Köklendirmeyi uyarıcı yöntemler
Çeliklerin uçlarının çizilmesi, yararlanması yada ezilmesi kök oluşturma için gerekli uyarının yapılmasını, kallusun
oluşumunun hızlandırıldığı varsayılır. Yaralanmış bu bölümlerin köklenmeyi uyarıcı hormonlarla muamelesi ile etki
daha da artırılmış olacaktır.
Köklenmiş çeliklere yapılan işlemler
Köklendirme ortamında 5-10 mm. boya ulaşan yada çelikler hafifçe çekildiğinde kolayca çıkmadığı görülen çelikler
yeterli gelişmeyi göstermiş kabul edilerek sökülürler. Köklendirme ortamının başka bir önemi burada söküm sırasında
ortaya çıkmaktadır. Köklerin bozulup kopmadan sökümün sağlanması ortamın hafif ve yumuşaklığına bağlıdır.
Köklü çelikler fincan saksılara yada özel kaplara dikilirler. 10-15 gün kadar nemli ve rutubetli bir tünel
içerisinde adaptasyon için bekletildikten sonra kontrollü olarak açık alana alınır. Burada kap değiştirilerek
gelişmesi sağlanır yada toprağa dikilerek toprakta geliştirilir.
Ticari işletmelerde ve özellikle Akdeniz ve Ege bölgemizde kap içindeki uygulamalar ve yağmurlama sulama
uygulamaları ile kısa sürede gelişme ve ticari satış boyuna ulaşma mümkün olacaktır. Bu genç bitkilerden uç alma
yapılarak dallarına teşvik edilirken yeni çeliklerin elde edilmesi sağlanır.
Aşılama yöntemi ile üretim teknikleri :
Bitkinin toprakaltı ve topraküstü kısımlarının farklı özellikte, ancak; aynı bitki türünden seçilecek örneklerin
özelliklerinin bir bitkide toplanıp bu şekilde yararlanma amacı ile yapılır. Yeni bitkinin üst kısmını (tacını)
oluşturan aşılanan kısma kalem, alt kısmını yada kök bölümünü oluşturan kısma ise ANAÇ adı verilir. İki bitki
parçasını birleştirip kaynaştıran tüm yöntemlere aşılama adı verilir. Anaca takılacak kısım, tek bir göz içeren
küçük bir kabuk parçası olduğu zaman bu işleme göz aşısı denir. Anaç-kalem uyuşmazlığı aşılamada en büyük sorundur.
Gül, erik, kiraz, renkli yapraklı süs çalıları, çiçekli süs ağaçlarının çoğaltılmasında aşılama işleminden büyük
ölçüde yararlanılır. Yapılma nedenleri ve sağladığı yararları;
· Diğer üretim yöntemleri ile çoğaltılamayan kolonun devamı sağlanır.
· Bazı anaçların özelliklerinden yararlanma (kurağa, nemliliğe dayanıklı)
· Melezleme sonucunda elde edilen çöğürlerin kaliteleri ve sağlayıcıları olarak görülmesi sağlanır.
· Büyük ve verimsiz ağaçların çeşitlerinin değiştirilmesi
· Üretimde sürat ve amaca uygun üretim sağlama
· Bazı ara anaçların olumlu etkilerinden yararlanma
Yumru Kökler : Bazı çok yıllık otsu bitkiler, şişkin ve fazla miktarda depo maddeleri içeren yumru kökler
oluştururlar. Görünümleri türlere göre değişiklik gösterirlerse de iç ve dış yapıları tipik kök özelliği taşır.
Yumru kökler, gerçek yumrulardan üzerinde boğum ve boğum arası bulunması ile ayrılır. Yıldız (Dahlia) yumruları
dikildikleri ilkbaharda yeni sürgün oluştururlar. Bunlar başlangıçta yumrudaki depo maddelerini kullanarak
gelişirler. Sonbaharda ana gövdeye bağlı yumru kök saçağı oluşur. Ilıman bölgelerde kış dinlenmesini dışarıda
yapabilirler. Yumrulu begonya da birincil kazık kök irileşerek, tekbir yumru kök halini almıştır. Bu yumru kök çok
yılık olup, her yıl aynı yumru gelişerek büyüt.
Rizomlar : Toprak altında yada toprak yüzeyinde büyüyen yatay bir gövdedir. Alt yüzünden verdiği köklerle toprağa
tutunur. Üst kısımda yaprak ve çiçek sürgünleri bulunur. Rizom, şişkin ve etli yada uzun ve silindirik şekilde
olabilir. Rizomlu bitkilerin çoğaltılması, çelikleme yada rizonların bölünmesi yoluyla yapılır. Eğreltiler,
Convullaria, İris, Hemerocallis, ayrık cinsi çim bitkileri bu grupta sayılabilirler.
Yalancı Soğanlar : Bazı orkide türlerinde görülen ve birkaç boğumdan oluşan etli ve iri gövde parçasından oluşmuş
özelleşmiş bir depo organıdır. Yalancı soğanlar, büyüme mevsiminde yatay duran rizomun yanlarından yada tepesinden
çıkıp dikine büyüyen kısımlarıdır. Yaprak ve çiçekler, türe bağlı olarak, yalancı soğanın tepe yada dip kısmında
oluşurlar. Genel özelliklerine değindiğimiz soğanlı, yumrulu ve rizomlu bitkilerin dış mekanda en çok kullanımı
olanlar ile kesme çiçekçilikte yararlanılanların özel üretimleri ilgili bölümlerde ayrıca verilecektri.
Süs bitkilerinin üretimi ve damızlık sorunu
Üretim malzemesi olarak tohum, çelik, yumru, rizon ve soğanların elde edilebileceği anaç bitkilerin yetiştirilip
kullanılmasına damızlık üretimi, bu amaçla kurulan tesislere damızlık bahçesi denir.
Damızlık malzeme; hastalıklardan arınmış, saf, türün tüm özelliklerini gösteren bireylerden oluşmalıdır. Bu malzeme,
nöbetlemeye sokularak ve belirli sürelerde yenilenerek gençlik ve üretkenliği sürdürülür. Damızlık bulundurulması ve
bunlardan yararlanılarak kitle halinde genç bitkilerin üretiminin sağlanması, özel ihtisas ve bilimsel çalışmayı
gerektiren bir konudur. Sağlam ve güvenilir bir damızlık üretim işletmesinin bulunmadığı durumlarda; damızlık
yetiştirilmesi, üretim malzemesi hazırlığı, fide, çöğür ve köklü çeliklerin yetiştirilmesi yanında bunların bakım ve
geliştirilme işlemlerinin bir işletme bütünü içinde çözümlenmesi gibi zor ve külfetli bir çalışma düzeni içine girme
zorunluluğu ortaya çıkar. Bu durum, konularda fazla dağınıklığı, koruma ve aşırı ihtimam gerektiren anaçların bakımı
ve yenilenmesi ile yeni türlerin devreye sokulması gibi konulara yeterince eğilinemeyeceği, sonuçta, verim düşüklüğü
ve bozuk kaliteye neden olacağı bilinmelidir.
1. Tohum ve Tohumluk Malzeme Temini
Tohumla üretim, bahçe çiçekleri, succulentler, bazı ağaç ve çalı türlerinde geniş çapta uygulanmaktadır. Bunlardan
özellikle melezleme yolu ile elde edilenlerin tohumları, oldukça pahalı ve açılma göstermeleri nedeni ile bunlardan
alınan tohumların yeniden kullanılması sakıncalı olabilir. Bu gibi durumlarda, damızlık üretim yapan kuruluşlardan
sürekli tohum alınması söz konusu olacaktır.
Çim bitkileri, mevsimlik ve parenial çiçekler, Primula, Cineraria, Gerbera Cyclamen gibi saksı çiçeklerinin
tohumları, ihtisas sahibi uzman kuruluşlarca üretilebilir. Amatör yada profesyonel çalışmalara uygun olarak
paketlenerek saflık, çimlenme gücü ve türün yada kültür formunun sunulan özellikleri garanti altına alınıp
belgelenir.
Pek çok çalı ve ağaç türleri (melez ve kültür formları dışında) tohumla üretilebilirler. Tohum alınacak ana bitkiler
önceden belirlenip, bitkinin özellikleri yanında tohumların özellikleri yıllık kayıtlarla desteklenir.
Tohum üretimi genellikle dış mekanda yapılır. Mevsime bağlı üretimler yada iç mekanda kullanılacak saksı
bitkilerinin tohumları kapalı ortamlara ekilerek, fideleri yine kapalı mekanlarda geliştirilir. Yatırımlar ve
verilen emeğin karşılığı olarak elde edilecek ürünün kalitesi ve sağlanacak gelirin miktarı, ekilen tohumun kalitesi
ile doğrudan ilgilidir.
2. Stok Malzeme Yetiştirilmesi ve Köklü Çelik Üretimi
Süs bitkilerinin çelikle üretiminde anaç (Stok-Damızlık) materyalin amaçlanan üretim kapasitesine ulaşılabilecek
ölçüye tutulup geliştirilmesi ilk ve temel koşuldur. İster sera çiçeklerinde, ister kesme çiçekçilikte isterse süs
ağaç ve çalılarının üretiminde olsun; üretim yapılarının yakınında bir yerde STOK malzemesinin depolanması ve
geliştirilmesi için uygun koşulların yaratılmasında zorunluk vardır.
Ağaç ve çalıların çeliklerinin, park ve bahçelerdeki yerleri belirlenip kartları düzenlenmiş bitkilerden
alınabilirse de iç mekan bitkileri ile kesme çiçekçilikte gerekli çeliklerin alınabilmesi için mutlaka çelik kesmek
amacı ile özel ortamlarında yetiştirilecek stok malzemenin ayrıcalıklı bakım koşulları altında bulundurulması
gerekir.
Çevrede köklenmiş çelik üretimi yapan işletmelerin bulunması halinde üretim programı çerçevesinde, köklenmiş
çelikler hazır olarak istenen zamanda ve miktarda satın alma yoluna gidilmesi gerekecektir.
Ağaç ve çalıların çelikle üretiminde gerekli tesislerin yoğun olarak yaz aylarında çelir durumda olması, kış ayları
için sera ve üretim tesislerinin boşaltılacağı anlamına gelir. Böylece yaz aylarında çelik köklendirme ve adaptasyon
için kullanılan sera alanları, kış üretim döneminde kesme çiçek yada saksı çiçeklerinin üretimi amacı ile
değerlendirilir.
<- Bahçe bakımı ve peyzaj örnekleri
-> Bahçelerde ilaçlama nasıl yapılmalı
Yorum Yap
Zorunlu Giriş Yapan Yorum Gönder







