Organik tarımda Münavebe
Münavebe: Münavebe veya diğer adıyla ekim nöbeti uygulaması, organik tarım sisteminin vazgeçilmez unsurlarındandır. Yabancı ot, zararlılar ve hastalık etmenlerinin populasyonlarının azaltılmasında önemli rol oynar. Yetiştirilecek ürünlerin belirli bir sıraya konması, bir üründe zarar yapan bazı böcek veya hastalık etmeni, başka bir bitki grubunda zarar meydana getiremeyeceği için bunların populasyonlarında bir azalma söz konusu olacaktır. Bunun aksi yapıldığı zaman, yani organik de olsa üst üste birkaç yıl aynı bitkinin yetiştirilmesi, o bitkiye zarar verecek böcek ve hastalık etmeni bazı mantar ve bakteri populasyonlarının artışına neden olacaktır. Bu durum ise, sonuçta ürün kaybına neden olacaktır.
Münavebe yapılması, toprakta mevcut olan ve toprağın farklı derinliklerinde birikmiş bulunan bazı doğal bitki besin maddelerinin ve suyun da ekonomik olarak tüketilmesini sağlayacaktır. Örneğin, bir yıl saçak köklü bitkinin yetiştirilmesiyle toprağın üst katmanlarında bulunan besinler tüketilebildiği halde, biraz daha derinlerde bulunan besin maddelerinden yararlanma olmayacaktır. Eğer, aynı alanda üst üste birkaç yıl saçak köklü bitki tarımı yapılırsa, daha derindeki bu besin maddeleri sulama suyuyla veya yağmurlarla yıkanıp gidecek ve bitkiler için yararlı olmaktan çıkacaktır. Bu nedenle, tarımsal üretimde, araya kökleri daha derine gidebilen bazı kazık köklü bitkilerin konması ile, kaybolma tehlikesi bulunan bu tip besin maddelerinden faydalanma söz konusu olacaktır.
Yabancı Ot Kontrolü: Yetiştirilmekte olan ürün içerisinde bulunan her türlü bitki bir yabancı ottur. Örneğin, mısır tarlasında, mısırlar içerisinde bulunan bir buğday veya bir ayçiçeği, yine bir ayçiçeği tarlasında bulunan bir mısır bitkisi birer yabancı ottur.
Yabancı otlar, organik tarımdaki en önemli zararlılardandır. Toprakta bulunan bitki besin maddelerini yetiştirilen bitki aleyhine tükettiği ve bazı zararlılar ile hastalık etmenlerini barındırdığı için, tarım yapılan alanlardan uzaklaştırılması gerekir.
Organik tarım yapan çiftçiler için 2 ayrı seçenek mevcuttur. Bunlar, mekanik ve kültürel işlemlerdir. Mekanik olarak yabancı ot mücadelesi için, tarım yapılan alanın makineyle işlenmesi gerekir. Ekimden önce yapılacak toprak işlemesiyle yabancı otlar yok edilebildiği gibi, ekimden sonra da, bitkiler çıkış yaptıktan sonra uygulanacak çapalama işlemleri ile de yabancı ot mücadelesi yapılabilir.
Kültürel işlemler olarak, münavebe devreye sokulabilir. Örneğin, orobanş (canavar otu, verem otu) problemi olan alanlarda, orobanştan etkilenen ayçiçeği, bu zararlıdan etkilenmeyen bir bitkiyle münavebeye sokularak orobanş zararından kurtulmak mümkündür. Yine, belirli bitki gruplarında ortak olan bazı hastalıklar, münavebe yardımıyla önlenebilir. Örneğin, soya ve ayçiçeğinin bazı hastalıkları ortaktır. Soyada zarar yapan birkaç hastalık ayçiçeğinde de zarar yapmaktadır ve tarlada kalan bitki artıklarıyla bulaşabilmektedir. Soyadan sonra ayçiçeği veya ayçiçeğinden sonra soya ekmeyerek, ekim nöbetine girerek araya başka bir bitki grubunu alırsak, soya ektiğimiz zaman soya hastalıklarının, ayçiçeği ektiğimiz zaman da ayçiçeğinin bazı hastalıklarını baştan önlemiş oluruz. Sıra arası mesafesiyle oynayarak, bitkilerin sıra aralarını erken kapatmaları sağlanabilir ve yabancı ot gelişimi önlenebilir. Burada, sıra aralarını erken kapatabilen ve geniş bitki tacı oluşturabilen çeşitlerin seçimi de önemlidir. Yine, o bitki için önerilen en yüksek bitki sıklığı kullanılarak birim alandaki bitki populasyonu arttırılabilir ve bu sayede yabancı otlar baskı altında tutulabilir. Yetiştirilecek bitki grubunun ekilen tohumlarının aynı anda ve mümkün olan en kısa sürede toprak yüzeyine çıkmış olmaları ve toprak yüzeyini en kısa zamanda kaplamış olmaları, yabancı ot mücadelesi için gereklidir. Bu amaçla, ekilecek tohumluğun çimlenme ve sürme gücünün çok yüksek olması gerekir. Ekim tarihi ile oynayarak, örneğin biraz daha geç ekim yaparak, tarlada oluşacak kendi gelen bitkilerin (halaza) çıkışı beklenebilir, böyle bitkiler toprak işlemesiyle yok edildikten sonra, ekim yapılabilir.
Geniş alanlarda zor olsa da, küçük alanlarda ve küçük aile işletmelerinde elle yabancı ot temizliği yapılabilir.
Diğer bir yöntem ise, bazı bitkilerde örneğin organik mısır tarımında, sıra aralarında ortaya çıkan yabancı otların, propane (LP) alevi kullanılarak yakılması ve yok edilmesidir. Bu amaçla, traktöre bağlı bir propane (LP) tankından beslenen ve sıra aralarına göre ayarlanmış alev püskürten kollar kullanılmaktadır. Alevle yabancı ot kontrolü yapılacak mısır, ya yeni çıkmış olmalı ya da 20 cm-45 cm arası boyda olmalıdır. Bunun dışındaki zamanlarda yapılacak alevle yabancı ot yakma işlemi, mısır bitkisinin meristemine (büyüme noktasına) zarar verebilir. Alevle yakma işleminde traktör hızı yaklaşık saatte 6 km. olmalıdır.

Sıra arasındaki yabancı otların propan (LP) alevi kullanılarak yakılması
Yabancı ot kontrolünde kullanılabilecek bir diğer yöntem ise, malçlamadır. Yani, toprak yüzeyinin çeşitli sap, saman gibi bitki artıklarıyla kaplanması, örtülmesidir. Bu sayede, yetiştirilecek bitkiler haricinde açıkta kalan toprak yüzeyleri kaplanmış olduğundan, yabancı ot gelişimi önlenmiş olacaktır. Ayrıca, malçlama sayesinde, malç altında kalan toprağın ısınması nedeniyle bitki gelişimi hızlanacak ve yabancı otlarla rekabet edebilecek bir güce ulaşabilecektir. Bu tip maddeler organik maddelerdir. Malç görevi görürken, çürümeleri sonucunda toprağa organik madde de bırakırlar.
Bu doğal maddelerin yanında, polietilen (naylon-plastik örtü) gibi bazı sentetik malç malzemelerine de izin verilmiştir ve organik tarımda kullanılabilir. Yalnız bu tip maddelerin hasat sonrasında tarladan uzaklaştırılması gerekir.
Zararlılar ve Hastalıkların Kontrolü: Organik tarım yapılan alanlarda, eğer bir zararlı veya hastalık salgın hale gelmiş veya gelmek üzere ise, çiftçiler 3 seçenek üzerinde durmalıdır. Bunlar;
a)-Mekanik kontrol
b)-Biyolojik kontrol ve
c)-Organik olarak tescil edilmiş bazı tarımsal ilaçların kullanılmasıdır.
a)- Mekanik Kontrol: Bu seçenekte, bazı noktalara, böcekleri vakumla içeri çekerek toplayan aletler veya yapışkanlı tuzaklar asarak böcek populasyonunu kontrol altında tutmak ve zararı en aza indirmek mümkündür. Bazı durumlarda, küçük alanlarda, zararlı böceklerin elle toplanması da düşünülebilir.
b)- Biyolojik Kontrol: Bu amaçla, zararlı böceklerin kontrolü veya yok edilmesi için, diğer yararlı böceklerden de faydalanılabilir. Örneğin, predatör böcekler (avcı böcekler) kullanılarak bazı zararlı böcek erginleri ve/veya larvaları yok edilebilir. Yaprak bitlerine karşı, uğur böceği larvasının kullanılabileceği gibi. Veya parazitör (parazitleyici) böcekler kullanılarak, zararlı böcekler tarafından bitki üzerine bırakılmış yumurtalar daha açılmadan parazitlenerek açılmaları, dolayısıyla populasyonlarının artarak zarar vermeleri önlenebilir. Buğdayda büyük zarar yapan süne yumurtalarına karşı parazitör kullanılması gibi.
c)- Organik İlaçların Kullanılması: Organik olduğu tescil edilmiş ve izin verilmiş bazı bileşikleri kullanmak mümkündür. Çok yaygın olarak kullanılan bitkisel böcek öldürücülere, Pyrethrum ve Neem ağacı (Azadirachta indica A. juss) ekstraktları örnek olarak verilebilir. Bunlar, çok geniş etki alanına sahip olup, pek çok böcek üzerinde etkilidir. Örneğin, neem ağacından elde edilen ekstraktların yaklaşık 400 böcek türü üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Neem ağacını bu kadar önemli yapan ise, hemen hemen bütün organlarında (yaprak, meyve, tohum vs.) bulunan “azadirachtin” maddesidir.
Bütün bunların yanında, evde de rahatlıkla hazırlanabilecek ve sabun, bitkisel yağ, parafin yağı ve sarımsak gibi maddelerin kullanıldığı böcek öldürücüler ve/veya böcek kovucular kullanmak mümkündür. Bunlara ilave olarak, böcekleri yakalamak amacıyla, yapışkanlı, ışıklı ve sesli gibi bazı tuzaklar hazırlanıp, tarlanın belirli yerlerine konabilir.
Hastalıkların önlenmesinde ise, öncelikle, hastalıklara dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir. Tarla içerisinde, hastalığın yayılmasını önlemek için, hastalığın ilk ortaya çıktığı bitki veya bitkiler hemen sökülüp tarladan uzaklaştırılabilir. Hastalık ortaya çıkınca ise, bakır ve kükürt içeren bileşiklerin kullanılmasına izin verilmiştir. Bazı mantari hastalıklar ve bakteri yanıklığı için bakırlı bileşikler kullanılabilir. Bordo bulamacı gibi kükürtlü bileşikler ise, mantari hastalıklara karşı kullanılabilir.
Bordo bulamacı, aynı zamanda iyi bir böcek kovucudur. Bazı böcekler, çekirgeler ve toprak altında yaşayan bazı kesici kurtlara karşı uzaklaştırıcı olarak etkili bir şekilde kullanılabilir.
Sonuç olarak, organik tarım sisteminin temel özellikleri şu şekilde özetlenebilir.
- Yoğun emek harcanan bir faaliyet olması
- Çevresel, sosyal ve ekonomik olarak tam ve sürdürülebilir olması
- Dışarıdan uygulanan girdilerde azalma
- Ekim nöbeti (münavebe) uygulanması
- Biyolojik yolla zararlı ve hastalık kontrolü
- Dayanıklı çeşitlerin kullanımı
- Erozyonun kontrol altına alınması
- Bitki besin elementlerinin döngüsünün sağlanması
- Su ve sulamanın kontrolü
- Sentetik gübrelerden, tarımsal ilaçlardan ve genetiği ile oynanmış bitkilerden uzak durulması, bunların girdi olarak kullanılmaması.
( Yazar: Dr. Metin BABAOĞLU )
<- Organik Tarımda toprak verimliliği
-> Türkiyede Organik Tarım Kontrolu Yapan Kuruluşlar
Yorum Yap
Zorunlu Giriş Yapan Yorum Gönder
